Yaz aylarında Avrupa’yı ziyaret eden yatırımcılar, şehirleri yalnızca tatil destinasyonu olarak değil, gayrimenkul yatırım fırsatı olarak da değerlendiriyor. Tatil dönüşlerinde özellikle Yunanistan Golden Visa programına yönelik danışmanlık talepleri artarken, Schengen vizesi süreçlerinde yaşanan belirsizlikler de yatırım karşılığı oturumu daha pratik bir alternatif haline getiriyor. Farklı yatırım tutarlarına yönelik seçeneklerin bulunması, programı yatırımcılar açısından erişilebilir ve esnek alternatiflerden biri haline getiriyor.
Yaz sezonunda Avrupa’da özellikle Yunanistan’a yapılan seyahatler, son dönemde yatırım
kararlarının şekillendiği kritik dönemlerden biri olarak dikkat çekiyor. Ilıman iklimi, doğal
güzellikleri, plajları, mutfağı ve sakin yaşam tarzıyla öne çıkan Yunanistan; Türkiye’ye yakın
konumu ve Fransa Rivierası, Monako ya da İspanya’nın birçok bölgesine kıyasla sunduğu
daha ulaşılabilir yatırım fırsatlarıyla da yatırımcıların ilgisini çekiyor. Ülkenin farklı şehirlerini
yerinde deneyimleyen yatırımcılar, günlük yaşamı, yaşam maliyetlerini ve gayrimenkul
piyasasını yakından gözlemleme fırsatı buluyor. Bu deneyim, tatil sonrasında Yunanistan’da
ikinci oturum ve uzun vadeli yaşam planlarına yönelik ilgiyi arttırırken, Golden Visa
programlarını da yatırımcıların gündeminde daha görünür hale getiriyor.
Bu noktada gayrimenkul yatırımı, yatırımcılara yalnızca oturum hakkı sağlayan bir araç
olmanın ötesinde, farklı kullanım senaryoları sunmasıyla da öne çıkıyor. Gayrimenkul satın
alarak oturum hakkı elde eden yatırımcılar, satın aldıkları mülkü kendi yaşamları için
kullanabilecekleri bir ev veya tatillerde değerlendirebilecekleri bir yazlık olarak
konumlandırabiliyor. Gayrimenkulün kiraya verilmesi ise Avrupa’da ek gelir elde etmek
isteyen yatırımcılar için alternatif bir kullanım imkânı sunuyor.
Gayrimenkulün hem oturum hakkı hem de kişisel kullanım ve kira geliri açısından sunduğu bu çok yönlü yapı, yatırımcıların lokasyon tercihlerini de önemli hale getiriyor. Yunanistan’da
yatırımcıların ilgisi de başta Atina olmak üzere farklı bölgeler öne çıkıyor. Atina, güçlü kira
getirisi potansiyeli, yıl boyunca devam eden yaşam ve turizm talebiyle Golden Visa
yatırımcılarının ana tercihleri arasında yer alırken; Girit yaşam kalitesi ve turizm potansiyeli,
Yunan adaları ise lifestyle avantajları ve güçlü tatil talebiyle öne çıkıyor. Yunanistan Golden
Visa programında yatırım seçenekleri, uygun nitelikteki gayrimenkullerde 250 bin Euro’dan
başlarken, bazı bölgelerde 400 bin Euro ve Girit, Mikonos, Santorini ile diğer belirli adalarda
800 bin Euro’luk yatırım eşikleri uygulanıyor.
“Tatil sırasında kurulan bağ, yatırım kararını hızlandırıyor”Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit konuya ilişkin, “Yatırımcı davranışında belirgin bir
dönüşüm görüyoruz. Avrupa’da özellikle Yunanistan’ı birkaç günlüğüne ziyaret eden birçok
kişi, döndüğünde o şehirde nasıl bir yaşam kurulabileceğini de araştırıyor. Özellikle yaz
aylarında edinilen deneyimler yatırım kararlarını önemli ölçüde etkiliyor. Bunun yanında
Schengen vizesi süreçlerinde yaşanan belirsizlikler de yatırımcıların bakış açısını değiştiriyor.
İnsanlar Yunanistan’ı daha sık ziyaret etmek istiyor ancak her seyahat öncesinde kısa süreli
vize süreçlerine bağlı kalmak yerine, yatırım yoluyla oturum hakkını daha sürdürülebilir bir
çözüm olarak değerlendirmeye başlıyor. Bugün Golden Visa programlarına ilgi sadece bir
yatırım fırsatından kaynaklanmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik hareket özgürlüğü,
yaşam planlaması ve uluslararası mobilite ihtiyacından besleniyor. Ayrıca, Yunanistan
gayrimenkul yatırımı karşılığında Golden Visa sunmaya devam eden Avrupa’daki sayılı
ülkelerden biri. Minimum 250 bin Euro’dan başlayan uygun nitelikteki gayrimenkullerle
programa başvuru yapılabilmesi de ülkeyi yatırımcılar açısından en erişilebilir seçeneklerden
biri haline getiriyor” dedi.
Astons’un yerel varlığı yatırımcılara uçtan uca destek sunuyorYiğit, Astons’un Yunanistan’daki yerel yapılanmasına ilişkin ise, “Yunanistan’da yatırım
yapmak isteyen müşterilerimize yalnızca mülk seçimi aşamasında değil, yatırımın tamamında eşlik ediyoruz. Gayrimenkul ve proje seçimi, hukuki süreçler ve yatırım sonrasındaki destek dahil olmak üzere süreci yerel uzmanlığımızla uçtan uca yönetiyoruz. Yakın zamanda Glyfada’da açtığımız yeni ofisimiz de Yunanistan’daki müşterilerimize sunduğumuz yerel desteği daha da güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
Araştırmalar bu eğilimi destekliyorSon araştırma verilerine göre, yurt dışı tatilinin artık yurt içine kıyasla daha uygun hale
geldiğini düşünenlerin oranı yüzde 39’a ulaşırken, Schengen vizesi süreçlerinin giderek
zorlaştığını düşünenlerin oranı ise yüzde 49 olarak öne çıkıyor. Özellikle tatil için sık tercih
edilen Yunanistan’a yönelik ilginin sürmesine karşın vize süreçlerinde yaşanan zorluklar,
yatırımcıları kısa süreli seyahat çözümleri yerine yatırım yoluyla oturum sağlayan Golden Visa programları gibi daha kalıcı ve öngörülebilir alternatifleri değerlendirmeye yönlendiriyor. Bu noktada yatırımın yalnızca oturum hakkı sağlayan bir araç olmaktan çıkıp, aynı zamanda
kullanılabilir bir gayrimenkul edinme ve uzun vadede ek gelir yaratma fırsatı sunması da
yatırım kararlarında etkili oluyor.
Schengen vizesindeki belirsizlikler uzun vadeli çözümlere yönlendiriyorSon dönemde Schengen vizesi başvurularında uzayan randevu ve değerlendirme süreçleri
yatırımcı davranışlarını etkileyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Yunanistan’da
daha fazla vakit geçirmek isteyen birçok kişi, kısa süreli vizelere bağlı kalmanın giderek daha zahmetli hale geldiğini deneyimliyor. Bu durum, yatırımcıların oturum programlarını,
Yunanistan’da daha uzun süre vakit geçirebilmek ve Schengen Bölgesi’nde daha fazla hareket özgürlüğüne sahip olmak açısından uzun vadeli ve öngörülebilir bir çözüm olarak
değerlendirmelerine neden oluyor. Avrupa’da oturum hakkının banka hesabı açabilmek gibi
pratik avantajlar sunması, bu çözümün yalnızca seyahat özgürlüğü değil, aynı zamanda uzun vadeli yaşam ve finansal planlama açısından da değerlendirilmesini sağlıyor.
Yorumlar