SÜRDÜRÜLEBİLİR PROJELER YATIRIMCILARIN RADARINDA

SÜRDÜRÜLEBİLİR PROJELER YATIRIMCILARIN RADARINDA

Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik, akıllı bina teknolojileri ve küresel standartlara uyum, 2026’da yatırımcıların gayrimenkul tercihlerinde öne çıkan üç temel kriteri oluşturuyor. Avrupa’daki yatırımcıların yüzde 88’i projelerin sürdürülebilirliğe katkısını dikkate alırken, yüzde 72’si yeşil binaların daha yüksek kira getirdiğini belirtiyor.

Gayrimenkul sektöründe proje değerini belirleyen faktörler gün geçtikçe değişiyor. Lokasyon, metrekare ve yapı kalitesi önemini korurken; enerji tüketimi, işletme maliyetleri, dijital altyapı, veri üretme kabiliyeti, iklim ve regülasyon riskleri yatırım kararlarında daha fazla ağırlık kazanıyor. Bu değişim, “iyi proje” tanımını da yeniden şekillendiriyor. Düşük enerji tüketen, performansı ölçülebilen, işletme maliyetlerini kontrol altında tutan,

teknoloji altyapısı güncellenebilen ve gelecekte ihtiyaç duyulabilecek dönüşüm yatırımlarını azaltan projeler yatırımcı açısından daha güçlü bir konuma geliyor. 

“Sürdürülebilirlik gayrimenkul değerini doğrudan etkileyen bir kriter haline geldi”
Sürdürülebilirlik performansının artık doğrudan yatırım kararlarının bir parçası haline geldiğini belirten Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, “2026’da yatırımcı kararlarında üç kriterin ağırlığının belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Bunların başında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik performansı geliyor. Bunu, binanın işletme verisini ölçebilen ve optimize edebilen dijital altyapı ile varlığın gelecekteki regülasyonlara, kullanıcı beklentilerine ve finansman koşullarına dayanıklılığı izliyor. CBRE’nin 2026 Avrupa Yatırımcı Niyetleri
Araştırması’na göre yatırımcıların yüzde 88’i sürdürülebilirlik girişimlerini yatırım kararlarında dikkate alıyor.

Yaklaşık dört yatırımcıdan biri ise sürdürülebilirlik performansı zayıf varlıklarda iskonto talep ediyor. Bu tablo, sürdürülebilirliğin gayrimenkulün değerlemesini doğrudan etkileyen bir kriter haline geldiğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulunuyor. 

Araştırmalar yeşil binaların daha yüksek kira getirdiğini gösteriyor
Sürdürülebilirlik performansının kira ve satış değerlerine de yansıdığını ifade eden Öz, “RICS’in Avrupa araştırmasında katılımcıların yüzde 72’si yeşil binaların daha yüksek kira elde ettiğini, yüzde 63’ü ise daha yüksek satış fiyatlarına ulaşabildiğini belirtiyor. Enerji verimli yapılar işletme maliyetlerini düşürürken güçlü sürdürülebilirlik performansı kurumsal kiracı talebini, doluluk oranlarını ve kiralama performansını da destekleyebiliyor. Buna karşılık yüksek enerji tüketen ve ilerleyen yıllarda önemli yenileme yatırımlarına ihtiyaç
duyacak varlıklarda değer kaybı riski oluşuyor” ifadelerini kullanıyor. 

Yüzde 53, akıllı enerji teknolojileri için daha fazla prim ödemeye hazır
Dijitalleşme ve akıllı bina teknolojilerinin proje değerindeki etkisine de değinen Öz, “Bir binanın enerji, su,iklimlendirme, bakım, doluluk ve kullanıcı verilerini merkezi olarak izleyebilmesi, işletme performansının ölçülmesini ve yönetilmesini sağlıyor. CBRE'nin küresel ESG araştırmasına göre katılımcıların yüzde 53’ü enerji kullanımını izleyen ve ayarlayan akıllı teknolojiler için prim ödemeye istekli olduğunu belirtirken, yüzde 84’ü enerji tüketimini azaltan özelliklerin gayrimenkul kararlarında etkili olduğunu ifade ediyor. Avrupa’daki
sürdürülebilirlik sertifikalı ofislerde yaklaşık yüzde 5,5 seviyesine ulaşan kira primleri de teknoloji, enerji performansı ve sertifikasyonun birlikte yarattığı değere işaret ediyor” diyor. 

YeS-TR sertifikalı yapılarda yüzde 30 enerji tasarrufu hedefleniyor
Türkiye’de büyük ölçekli, uluslararası yatırımcıya ya da kurumsal kiracıya hitap eden projelerin küresel standartlara uyum konusunda güçlü bir teknik kapasiteye sahip olduğunu belirten Öz, “LEED ve BREEAM gibi uluslararası sertifikasyon sistemleri Türkiye’deki nitelikli projelerde uzun süredir uygulanıyor. Bunun yanında ulusal yeşil bina sistemi YeS-TR de enerji ve su verimliliğinden çevresel etkiye ve kullanıcı sağlığına kadar geniş bir çerçeve sunuyor. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın YeS-TR / YeS-INT çalışmaları
kapsamında, sertifikalı yapılarda yaklaşık yüzde 30 enerji, yüzde 40 su tasarrufu ve yüzde 35 karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor. Önümüzdeki dönemde, bu kriterler projeye son aşamada eklenen özellikler olmaktan çıkıp, fizibilite ve konsept tasarım aşamasında dahil edilecek. Bu da yatırım kararlarında çok daha ciddi bir fark yaratacaktır” değerlendirmesinde bulunuyor.

Yorumlar

Top